Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi

Botox botilinum toksini özellikle konservelerde üreyen ve besin zehirlenmesine neden olan Clostridium botilinum adlı bir bakterinin ürettiği toksindir.
Botox sinirlerden kaslara giden iletiyi geçici olarak durdurarak etki göstermektedir. Böylece enjekte edildiği bölgedeki kasların hareketleri engellenerek bu kasların hareketleri sonucu oluşan kırışıklıkları ortadan kaldırır.

Botox 1990′lı yılların başından itibaren yüzdeki kırışıklıkların giderilmesi amacıyla dünyada yaygın bir kullanım alanı bulmuştur. Özellikle alındaki çizgiler ve göz kenarındaki kaz ayağı tabir edilen çizgilerin giderilmesinde çok başarılı sonuçlar verdiği görülmüştür. Bu bölgelerdeki kırışıklık çizgilerinin yüz gençleştirme ameliyatlarıyla düzeltilmesinin çok güç olması botox’un estetik cerrahideki önemini daha da arttırmaktadır. Yüz germe ameliyatı yapılan pek çok kişiye daha iyi bir sonuç elde etmek için beraberinde botox uygulaması da gerekmektedir. Botox’un kaş kenarlarını yukarı kaldıran bir etki yapması ve kaş düşüklüğü olan kişilerde bu problemin düzeltilmesini de sağlaması bir diğer avantajıdır.
Botox’un kırışıklıkları düzeltmek amacıyla uygulanması, yüzdeki belli noktalara çok ince uçlu bir iğne ile enjeksiyon yapılması şeklindedir. İşlem yaklaşık 5 dakika sürer ve sadece ince bir iğnenin batmaları şeklinde hissedilen çok kolay tolere edilen bir işlemdir. Uygulamanın etkileri 2 ila 3 gün sonra ortaya çıkar ve 4 ila 6 ay boyunca devam eder. İlk uygulamada 4 ay kadar kalıcı olan botox etkileri bir kaç uygulamadan sonra 8 aya kadar uzayabilmektedir. Uygulama sırasında önemli bir şişlik ve kızarma oluşmaz ve kişi hemen günlük aktivitelerine dönebilir.

Botox enjeksiyonları yüzün üst bölgesinde özellikle alın çizgilerinin, kaş çatma çizgilerinin, ve göz kenarındaki çizgilerin (kaz ayağı) düzeltilmesinde çok etkili olmaktadır. Ayrıca yüzün üst bölgelerine uygulandığında kaşları kaldıran bir etki de oluşmaktadır. Yüzün alt bölgesinde ise dudak üzerindeki çizgilere ve boyundaki dikine bantlara uygulanabilmektedir. Ancak bu bölgelerde yüzün üst bölümlerindeki kadar etkili sonuçlar oluşmadığından uygulaması daha kısıtlı kalmaktadır. Botox aşırı terleme tedavisi içinde kullanılmaktadır. Uygulanan hastalarda baş ağrısı ve migrene de iyi geldiği tesadüf olarak tespit edilmiştir.
Botox uygulaması kalıcılığı çok uzun olmayan ve kalıcılığı için tekrar edilmesi gereken bir yöntem olmakla birlikte ameliyatsız, kolay ve ucuz bir tedavi olması nedeniyle günümüz estetik cerrahisinde çok tercih edilmekte ve uygulanmaktadır. Botox dünyada milyonlarca kişiye uygulanmış ve hiçbir ciddi komplikasyonla karşılaşılmamıştır. Yanlış uygulamalarda oluşabilecek komplikasyonlarda birkaç ay içinde geri döneceğinden pek önemli kabul edilmeyebilir. Ancak deneyimli bir hekim tarafından uygulanması hem bu komplikasyonların oluşmaması hem de daha etkin sonuçlar alınması bakımından önemlidir.

Related posts

• Enfeksiyon gelişmemesi için antibiyotik, ağrı duymamanız için ağrı kesici ilaç ameliyattan hemen sonra başlanacaktır.
• Silikon protezler meme dokusunun altına yerleştirildiyse 2-3 gün hafif ağrılarınız olabilir. Fakat kas altı yerleştirilmiş ise ağrı biraz daha fazla olacaktır ve 5 güne kadar uzayabilir, bu dönemde kol hareketlerinin kısıtlanması ve kas gevşetici ilaç ile ağrı azaltılabilir.
• Ameliyattan 6 saat sonra bulantınız yoksa sıvı gıdalar almanıza izin verilecektir.
• Ameliyatınızı sabah olduysanız akşam eve gidebilirsiniz, öğleden sonra ameliyat olduysanız 1 gece hastanede kalmanız gerekebilir.
• Ameliyattan sonraki 1 hafta boyunca sigara içmeyiniz.
• Ameliyattan sonraki 10 gün boyunca kanamaya eğilimi arttırdığı için aspirin ve benzeri ilaçlar, bitkisel ve vitamin tabletleri almayınız
• Memelerinize verilen şeklin korunması ve ameliyat sonrası kan birikimini önlemek amacıyla, ameliyat bitiminde, memeye elastik bandaj ile baskılı sargı uygulanacak ve bu bandaj 4-5 gün süre ile devamlı kullanılacaktır.
• Sargılar çıktıktan sonra 2 hafta sporcuların kullandığı sıkı sütyen kullnamanız şeklin korunması açısından önemlidir. Daha sonra normal sütyen kullanmaya başlayabilirsiniz

Related posts

  • Sigara, genel anestezi konforunu ve yara iyileşmesini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle ameliyattan 1 hafta önce kullanmaya ara vermeniz faydalı olacaktır.
  • Aylık periyodunuz ( adet dönemi ) sırasında kanama eğilimi fazla olabilir, bu nedenle zorunluluk olmamakla beraber ameliyatınızın ertelenmesi gerekebilir. Bu durumu doktorunuza bildiriniz
  • Kanamaya eğilimi arttırdığı için aspirin, bitkisel ilaçlar ve vitamin tabletlerinin kullanımı ameliyat tarihinden 10 gün önce kesilmelidir.
  • Üst solumun yolu enfeksiyonu geçiriyor iseniz doktorunuza bildiriniz, ameliyatınızın ertelenmesi gerekebilir.
  • Doktorunuz tarafından yapılan ölçümler sonucunda size uygun boyutta birkaç adet protez  ölçü protezleri ile beraber ısmarlanacaktır
  • Doktorunuz tarafından istenen kan ve idrar tahlillerini ameliyat sabahı yanınızda getirmeyi unutmayınız. Anestezi hekimi tarafından yapılacak muayenede bu sonuçlar gerekli olacaktır.
  • Ameliyattan 6 saat öncesinden itibaren yeme ve içmeyi kesiniz.
  • Ameliyata gelirken doktorunuzun yazdığı 2 adet elastik bandjı getirmeyi unutmayınız.
  • Ameliyattan önce enfeksiyon riskine karşı tedbir amaçlı antibiyotik enjeksiyonu yapılacaktır

Related posts

Meme estetiği ameliyatları içerisinde en çok yapılanı meme büyütme ameliyatıdır. En açık şekliyle tarif etmek gerekirse; meme dokusunun altında ameliyat ile hazırlanan bir boşluğa uygun hacim ve şekilde protezlerin yerleştirilmesi sonucu, meme boyutuna arzu edilen büyüklüğün kazandırılmasıdır.

Meme büyütmek için silikon protezler kullanılmaktadır. Bu protezlerin içinde; serum fizyolojik ( tuzlu su ), soya yağı, hidrojel gibi karbonhidratlar, sıvı silikon, jel ( gel ) silikon gibi değişik yapıda maddeler olabilir. Protezin içi hangi maddeden oluşursa oluşsun dış bölümü, yani kılıfı mutlaka silikondur. Çünkü doğadaki en inert ( zararsız ) madde silikondur. Yaygın kanının aksine silikon sadece meme büyütme ameliyatında değil, aynı zamanda eklemlerde, gözde ve beyin gibi vücudun çok çeşitli bölgelerinin ameliyatlarında da kullanılmaktadır.  Son yıllarda özellikle Brezilya’da dış kılıfı poliüretan dan üretilen protezler de olmasına rağmen ülkemizde ve dünyada popüler hale gelmemiştir.

Silikon içeren meme protezleri değişik yapılarda olabilir. Silikon kılıfın yapısına göre  üzeri düz ( smooth ) ya da pütürlüdür ( textured ). İçerisindeki silikonun yapısı ise sıvı, jel, ya da cohesive jel ( yapışkan ) olabilir, şekillerine göre ise yuvarlak ( round ) veya damla (anatomik ya da natürel ) protezler vardır. Son olarak  da tüm bu silikon protezler; düşük ( low ), orta ( moderate ) ve yüksek           ( high ) profil olmak üzere, yükseklik açısında 3 gruba ayrılabilir. Düşük ve orta profilli silikon protezlerin tabanı daha geniş iken yüksek profilli silikon protezlerin taban çapı daha dardır.

Görülüyor ki bu kadar çok çeşit içerisinde uygun tipte ve yapıda silikon protezi seçmek, gerçekten tecrübe ve mutlaka Estetik Plastik cerrahi eğitimi almış olmayı  gerektirir. Size önerim kendinizi, böyle önemli bir konuda Estetik Plastik cerrahi uzmanı olmayan bir hekime emanet etmeyiniz. Hastalarımda cohesive jel ( yapışkan ) yapısındaki, textured ( üzeri pütürlü ) protezleri kullanıyorum. Bu  tip silikon protezlerde dış kılıf zarar görse bile, jel silikon dağılmamakta ve  protez şeklini koruyabilmektedir. Göğüs duvarı çevresi küçük ve zayıf hastaya  yüksek profilli, tabanı dar, göğüs duvarı çevresi geniş hastaya düşük veya  orta profilli, tabanı geniş silikon protezlerin kullanılması gerektiğine inanıyorum. Silikon meme protezinin boyutuna ( hacim ) ve şekline ( yuvarlak, damla ) karar verirken ise, yapılan teknik ölçüm ve hesaplamalar kadar, hastanın arzu ve isteklerinin de dikkate alınması gerekmektedir. Bu konuyu  doktorunuzla herhangi bir sıkıntı duymadan,  açıkça ve uzun uzun  konuşmanız gerekmektedir.

Meme büyütme estetiği ameliyatında silikon protezler, 3 değişik giriş yerinden oluşturulabilen 2 farklı boşluğa yerleştirilirler. Giriş yerleri; meme başı çevresi   ( periareolar ), meme altı çizgisi ( inframammarian ) ve koltuk altıdır ( aksilla ). Kesinin uzunluğu yaklaşık 4-5 cm dir. Silikon protezin yerleştirileceği boşluk ise, meme dokusunun altı ( submammarian, Subglandüler ) ya da göğüs kasının altı ( submuskuler, subpektoral ) olabilir. Doğru seçimi yaparken memenin ve göğüs duvarının yapısı, kişinin yaşı, doğum yapıp yapmadığı, meme başından uyarılma özellikleri ve kişisel tercihleri göz önünde bulundurulmalıdır. Sarkması olmayan memelerde kas altına yerleştirmeyi tercih etmekteyim. Böylece daha doğal sonuçlar elde edilmekte ve ameliyat sonrası dönemde oluşabilecek sorunlarla daha az karşılaşılmaktadır. Fakat Silikon meme protezinin kas altına yerleştirilmesi meme dokusunun altına yerleştirilmesine göre ameliyat sonrası dönemde biraz daha ağrılı olabilmektedir.

Silikon protezlerle meme büyütme estetiği ameliyatının en önemli komplikasyonu kapsül kontraktürü denilen durumdur. İnsan vücuduna yerleştirilen tüm maddeler gibi silikon da vücuda yerleştirildiğinde etrafı kapsül denen bir yapı ile çevrilir. Bu problem yaratmayan normal bir durumdur. İstenmeyen şey bu kapsülün sertleşerek kasılması ve kontrakte hale gelmesidir. Böyle bir durum söz konusu olduğunda memelerde şekil bozukluğu ve ağrı meydana gelebilir. Bu durumun çözülmesi kontrakte olan bu kapsülün temizlenmesi ve silikon protezinizin yenisi ile değiştirilmesidir. Bu ihtimal bazı faktörlere dikkat ederek en aza indirgenebilir. Uygun büyüklükte protez konulması, protezin kas altına yerleştirilmesi, ameliyatta temiz ve kansız çalışma, ameliyat sonrasında doktorunuzun önereceği masajı doğru ve yeterli yapmak, kapsül kontraktürü ihtimalini büyük oranda azaltacaktır. Bütün bunlara rağmen çok küçük de olsa ( %1-2 ) ciddi seviyede kapsül kontraktürü gelişebilir. Günümüz teknolojisinde meme protezlerinin patlaması ya da yırtılması hemen hemen hiç rastlanmayan durumdur. Bu durum olsa bile dağılmayan jel protezler ( cohesive jel ) kullanıldığından hasta için herhangi bir problem oluşmamaktadır.

Bilimsel literatürlerde, silikon meme protezlerinin romatizmal hastalıkları olan kişilerde bu hastalığı arttırıcı etkisi olduğu ileri sürülmektedir. Bunun aksi ispatlanmadığı için, uzun yıllar kronik romatizmal hastalığı olan kişilere meme protezi ameliyatını yaptırmamalarını önermekteyim.
Meme büyütme estetiğinde kullanılan silikon protezlerin meme kanserine yol açtığını ispatlayan bir bilimselsel çalışma bulunmamaktadır. Amerikada yapılan çok geniş hasta sayılarından oluşan, çok merkezli bir çalışmada ( 5000 meme protezi olan, 5000 meme protezi olmayan  kişi ) meme protezi taşıyanlarda meme kanseri görülme oranı, meme protezi olmayanlara göre daha düşük çıkmıştır. Bu çalışma silikon meme protezlerinin kanser riskini arttırmadığı konusunda önemli bilgiler vermektedir.

Silikon protez ile meme büyütme ameliyatı olan kişilerin sonradan hamile kalmaları durumunda, silikon protezi çıkartmaları gerekmemektedir. Hamileliğe herhangi bir zararlı etkisi yoktur. Protez eğer meme altı çizgisinden yerleştirilmişse,  süt kanalları zarar görmeyeceği için bebeklerini emzirebilirler. Ancak unutulmaması gerekir ki, protezi olmayan kadınlarda olduğu gibi, protezli kadınların da memeleri, hamilelik sırasında büyüyüp sarkacak ve hamilelik sonrasında bir miktar şekil değişikliği kalacaktır. Bu şekil değişikliği tekrar düzeltici bir ameliyatı gerektirebilir veya gerektirmez bu kişilere göre değişen bir durumdur.
Meme protezleri çok uzun yıllar kullanılabilir. Herhangi bir problem oluşmadıkça değiştirilmeleri gerekmemektedir. Meme protezi  ameliyatı ortalama 2 saat sürmekte ve Genel anestesi ile yapılmaktadır.

Meme Büyütme Estetiği Öncesi

Meme Büyütme Estetiği Sonrası

Related posts

Göz kapağı estetiği; göz çevresindeki fazla, sarkan veya torbalar oluşturan deri ve deri altı yağ dokusunun kısmen çıkartılarak kısmen de onarılarak daha sağlıklı ve estetik bir görünüme kavuşturulduğu ameliyatlara verilen genel isimdir. Göz kapağı estetiği yerine blefaroplasti  terimi de kullanılmaktadır.
Sarkmış ve düşük üst göz kapağı ve şişmiş göz altı torbaları insana sürekli yorgun ve üzgünmüş gibi bir ifade verir. Bu yorgun ve yaşlı ifade yüzün geneli iyi durumda olsa dahi tüm yüze hakim olur. Çünkü gözlerimiz yüz ifademizin temelini oluşturur. Bazı kişilerde sarkık göz kapakları yada belirgin göz altı torbaları aileseldir ve çok genç yaşlarda bile kendisini belli eder. Çoğu kişide ise yaşlanmayla beraber gelişen bir süreçtir. Gençlerde göz kapağı derisi kısa ve gergindir. Artan yaşla beraber üst göz kapağı derisi gevşer ve esneyerek zamanla ikinci bir kat oluşturur. Ciddi vakalarda bu deri katlantısı kirpiklerin köklerine kadar uzanır ve hatta bu hattı da aşarak görme alanına girebilir. Bu derece ciddi sarkmalar göz kapaklarını aşırı kaldırarak bakma ihtiyacı doğuracağından kişiyi gün içinde sürekli yorar ancak kişi bu durum yıllar içinde yavaş yavaş geliştiği için bu durumun farkında değildir. Alt göz kapağı derisi de gevşeyerek sarkar ve kırışıklıklar ve deri torbaları oluşur.
Derideki gevşemeye ek olarak göz küresinin etrafındaki yağ yastıkçıkları da zamanla öne doğru gelerek fıtıklaşır. Bunun sebebi bu yağ yastıkçıklarını yerinde tutan dokunun yaşla birlikte zayıflaması ya da bu yağ dokusunun miktarının artması olabilir.

Related posts

Yüz Estetiği , Yaşlanma süreci içerisinde yüz cildi, mimik kasları ve yüz kemiklerinde birtakım değişiklikler olur. Yerçekiminin etkisiyle yüz ve boyundaki deri ve kas tabakasında bir sarkma ve gevşeme meydana gelir. Yaşla birlikte kemiklerde meydana gelen zayıflama ve özellikle çene kemiğinin küçülmesi üzerindeki cilt artık bol geleceği için durumu kötüleştirir. Bunlara ek olarak deri yaşlanır ve derideki küçük kırışıklıklar derin yarıklar halini alır. Özellikle sigara kullanımı ve aşırı güneşe maruz kalmış olma gibi olumsuz faktörler varsa derideki yaşlanma belirtileri daha da belirgin olur. Aşırı mimik alışkanlığı olan kişilerde yüz kaslarının aşırı hareketlerine bağlı bu kasların oluşturduğu kırışıklıklar derinleşir ve kaslar çalışmazken örneğin uykuda bile belirgin ve kalıcı hale gelir. Yüz gençleştirme ameliyatlarını ve ameliyatsız yüz gençleştirme işlemlerini anlatmadan önce yüz ve boyun bölgesini üçe bölerek yüz yaşlanmasının sonuçlarını incelemekte fayda vardır.

Related posts

Bu web sitesi Estetik Cerrahinin ilgi alanları ve uygulanan operasyonlar hakkında bilgileri içermektedir.. Ayrıca merak ettiğiniz, bilgi ve görüş almak istediğiniz tüm konuda bana ulaşabilirsiniz. Sitede yer almasını istediğiniz konu başlıkları, içerik ve yenilikler sizlerin istekleri konusunda düzenlenecektir.

Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi, doğumsal veya sonradan edinilmiş anomalilerin, şekil ve işlev bozukluklarının giderilmesine ve vücut imajının düzeltilmesine çalışan cerrahi bir tıp branşıdır. Plastik, Yunanca “plasticos” tan köken alan bir sözcüktür ve “şekillendirmek”, “kalıba uydurmak” anlamlarına gelir. Rekonstrüktif ise Latin kökenli bir sözcüktür ve “yeniden yapmak” anlamına gelir.

Estetik Cerrahi, Plastik cerrahi içinde yer alan bir yan daldır. Vücut imajının daha güzel ve mükemmele ulaştırılmasını sağlamak için yapılan operasyon ve girişimlerle uğraşır. Burada tıbbi bir problemden çok estetik problemler yani güzellik kaygısı vardır. Medyada, plastik cerrahinin estetik yönüne ait haberler daha fazla yer almakta ve belki de bu nedenle halk plastik cerrahları sadece estetik cerrahi yapan kişiler olarak algılamaktadırlar.

Tüm estetik plastik cerrahlar uzmanlık eğitimleri sırasında estetik cerrahi ve rekonstrüktif cerrahi eğitimi birlikte görürler ve bu operasyonları yapmakta tek yetkili cerrahlardır. Estetik cerrahi uzun bir eğitim ve deneyim gerektirir. Bu tür estetik operasyonlar hem cerrahi hem de artistik yetenek gerektirir. Estetik cerrahide her zaman estetik değil, bazen de tıbbi problemler çözülür. Örneğin aşırı şişman bir gövdenin veya dev boyutlarda büyümüş memelerin (gigantomasti) cerrahi olarak düzeltilmesi hem tıbbi hem de estetik problemleri birlikte çözmektedir. Bir organın estetik düzeltilmesi yanında fonksiyonu da son derece önemlidir. Örneğin: estetik burun cerrahisinde (Rinoplasti) şekil ve nefes alma problemleri birlikte düzeltilmelidir.

Vücudun şekil ve fonksiyonlarını bozan olaylar doğumsal, travmatik veya edinsel kaynaklı olabilir. Örneğin; doğumsal olarak oluşan yarık damak-dudak, yapışık parmak (sindaktili), damarsal oluşumlar (hemanjiomlar gibi), travmatik olarak oluşan yanıklar, trafik kazalarına bağlı yüz yaralanmaları, çeşitli kesiler ve organ kopmaları; edinsel olarak oluşan çeşitli deri ve yumuşak doku tümörleri, kronik yaralar bu cerrahi disiplin alanı içindedir. Kemik (özellikle yüz-kafa ve el kemikleri) ve kıkırdak çatıdaki (kulak ve burun kıkırdakları gibi) kayıplar, şekil bozuklukları, patolojik olaylar (tümör, kist, enfeksiyon vb) yine plastik cerrahi uğraşı alanı içindedir. Bunun için klasik cerrahi yöntemler yanında mikrocerrahi, lazer sistemleri, endoskopi ile çeşitli kimyasal ajan ve ilaçlardan yararlanabilir.
Özetle; Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi tüm vücut yüzeyinde deri derialtı ve kemikler etkileyen her türlü bozukluğun onarılmasına çalışır. Bunu yaparken temel kural hangi dokular kaybolduysa ona benzer dokularla onarım yapmaktır.

Related posts

Estetik Plastik Cerrah Doç.Dr. Ufuk Bilkay 1966 yılın da İzmirde dünyaya geldi.. Orta öğrenimini İzmir Atatürk Lisesinde tamamladı ve 1984 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne başladı. 1990 yılında tıp eğitimini tamamlayarak tıp doktoru ünvanını aldı. 1 sene Dokuz eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalında asistan doktor olarak çalıştıktan sonra buradan ayrılarak 1992 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim dalında ihtisasa başladı. 1999 yılında eğitimini tamamlayarak Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı ünvanını aldı.

Bilkay, 1998 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Atlanta şehrindeki Emory University’ de “research fellow” olarak çalışarak; Endoskopik Plastik Cerrahi, Mikrocerrahi ve Rekonstrüktif meme cerrahisi (kanser sonrası memenin yeniden oluşturulması) ile ilgili çalışmalar yaptı. Hazırlayıp sunduğu iki adet araştırma projesi ile 240.000 USD lık ödül kazandı, bu projeler tamamlandıktan sonra Amerikada ki çesitli kongrelerde sunuldu ve sonuçları Amerikan Estetik Plastik Cerrahi dergisinde iki makale olarak yayınlandı. Bu dönem içerisinde Emory Clinic ve Paces Plastic Surgery Center gibi önemli Plastik Cerrahi merkezlerinde Dr. John Bostwick III, Dr. Glyn Jones, Dr. Foad Nahai, Dr. Clinton Mc Cord ve Dr. Road Hester gibi önemli doktorlarla beraber çalışarak yüz ve göz çevresi estetiği, burun estetiği, meme estetiği, vücut şekillendirme-liposuction ve maksillofasiyal-ortognatik cerrahi konularında bilgi ve becerisini geliştirdi.

Doç .Dr. Ufuk Bilkay’ın Uluslararası dergilerde yayınlanmış 36 adet, ulusal dergilerde yayınlanmış 21 adet bilimsel makalesi, uluslararası kongrelerde sunulmuş 27 adet, ulusal kongrelerde sunulmuş 100 den fazla bildirisi bulunmaktadır

Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği, Estetik Plastik Cerrahi Derneği, Türk Rekonstrüktif Mikrocerrahi Derneği, Yara Bakımı Derneği, BAPRAS, EURAPS gibi ulusal ve uluslar arası derneklerin üyesi olan Dr. Ufuk Bilkay Yabancı dil olarak İngilizce bilmektedir.

Related posts